Aile Hukuku

Aile Hukuku

Alican YÜCEBIYIK / Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi

Müşterek Çocuk ile Davalı Anne Arasında Yatılı Şekilde Kişisel İlişki Kurulmasının Doğru Olmaması, Velayetin Değiştirilmesi Davası

Aile mahkemesi sıfatıyla Bala Asliye Hukuk mahkemesinin gördüğü davada, boşanmadan sonra küçük kızı T. ile yaşayan annenin eve erkek arkadaşlarını alarak beraber kaldığı ve kızıyla da aynı yatakta beraber uyudukları, bunun yanında eve alınan erkeğin kızı taciz ettiği belirtilmiş ancak küçük kızın bu yöndeki beyanlarının yönlendirilmiş olabileceği düşünülerek refakatçi eşliğinde yatılı kişisel ilişki kurulmasında bir sakınca görülmemiştir. Kararı babanın temyiz etmesiyle Yargıtay bozma kararı vermiş, ancak mahkeme direnme uygulamıştır. Son olarak Yargıtay’a dönen dosya ile ilgili Yargıtay, müşterek çocuğun dava tarihi itibariyle idrak çağında olduğunu belirtmiş ve bu beyana güven ile anne ile çocuğun kişisel ilişkisinin düzenlenmesinin gerekliliğini vurgulamıştır. Mahkemenin direnme kararını bozarak yatılı olmayacak şekilde kişisel ilişki kurulması gerektiğine hükmetmiştir.

YHGK. E. 2017/2-2069 K. 2018/1179

Eşin Ters İlişkiye Zorlanması, Manevi Tazminat İstemi Şikâyete Gerek Olmadığı

Soruşturma sonucu kocanın eşine fiziksel şiddet uyguladığı ve ters ilişkiye zorladığı anlaşılmıştır. Erkek söz konusu olayda tam kusurludur. Bu sebeple mahkeme boşanmaya hükmetmiş ancak kadın lehine manevi tazminat kararı vermemiştir. Temyiz edilen karar sonucu Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kadının kocası için ceza kovuşturması amacıyla şikâyette bulunmamış olmasının tazminata engel olmadığını belirterek kadın lehine manevi tazminata hükmetmiştir.

Yargıtay 2.Hukuk Dairesi E. 2016/13775 K. 2018/3005

Velayetin Değiştirilmesi, Nafaka ve İştirak Nafakasının Kaldırılması

İzmir 10. Aile Mahkemesi’nde görülen davada velayetin anneden alınıp babaya verilmesine ve dava tarihinden itibaren uygulanacak şekilde iştirak nafakasına hükmedilmiştir. Karar anne tarafından temyiz edilmiş ve bozulmuş, ancak mahkeme direnmiştir. Yargıtay’a taşınması sonucu YGHK, dava tarihinden itibaren iştirak nafakasına hükmedilmesinin doğru olmadığına, iştirak nafakasına karar tarihinden itibaren uygulanacak şekilde hükmedilmesi gerektiğine karar vermiştir.

YGHK. E. 2017/2-1899 K. 2018/1052

Boşanma Sebebi Islahı için Harcın Gerekmeyeceğine İlişkin

Görülen davada boşanma sebepleri için mahkemeye dilekçe veren kocanın hukuki sebeplerini yazmasına rağmen ıslah için harç ödememesi nedeniyle mahkeme boşanma talebi konusunda karar verilmemesine hükmetmiştir. Kararı temyiz eden koca adına Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, HMK m. 176’da ıslah için harç ödenmesine ilişkin bir hüküm olmamasını göstererek mahkemenin reddini bozmuştur. Islah karşı tarafın veya mahkemenin kabulüne bağlı değildir.

Yargıtay  2. Hukuk Dairesi E. 2018/1484 K. 2018/8676