İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

Mustafa Şamil COŞKUN / Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi

İşçinin Tazminatlarına Yargıtay’dan Koruma

İş kazası sonucunda sigortalı davalıya bağlanan ödeneklerin ve yapılan masrafların kurumu zarara uğrattığı gerekçesiyle açılmış yerel mahkemece dava kabul edilmiş ve davalı temyiz etmiştir. Dava rücûan tazminat istemine ilişkindir. Davacı Kur um, 30.10.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu sigortalıya bağlanan gelir ve geçici iş göremezlik ödeneği ve yapılan masraflardan oluşan kur um zararının rücuan tazminini talep etmiştir Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Daire tarafından yapılan tahkikat sonrası davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğu kabul edilmiştir. Ancak davalılar ile dava dışındaki kişiler ile arasındaki ilişkinin tespiti tam olarak ortaya konulamamıştır. Bu nedenle davalılar ile dava dışı kimselerin sorumluluğu yönünden yeniden uzman bilirkişiden kusur raporu alınmalı ve hüküm böyle kurulmalıdır. Ayrıca Somut olayda gerçek zararın yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde belirlenmesi gerekirken, gerçek zarar hesabı yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı sayılarak Yargıtay 10.hukuk dairesince bozma sebebi sayılmıştır.

Yargıtay 10. HD. E.2016/3262 – K.2018/6635

İşçi Sıfatı Taşımayan Kişinin Talepleriyle İlgili Bir Dava İş Mahkemesinde Değil Genel Mahkemede Açılmalıdır

Çünkü iş mahkemeler inin hangi davalara bakması gerektiği ile ilgili olarak 5521 sayılı iş mahkemeleri kanununda gör ev kenar başlıklı 1. Maddede iş mahkemelerinin hangi davalar a bakmakla gör evli olduğu belirtilmiştir. Ancak mahkeme somut olayda davacının işçi sıfatını tespit ettikten sonra görevsizlik kararı vermesi gerekirken hatalı olarak davanın reddine karar vermiştir. Yerel mahkemenin bu hatası Yargıtay tarafından bozmayı gerektirmiştir çünkü görevli mahkeme genel mahkeme olmakla birlikte davanın reddine karar vermesi gereken mahkeme de bu mahkemedir. Bu hata bozmayı gerektirmiştir.

Yargıtay 9. HD. 2015 / 10137 E. , 2018 / 4416 K.

DAVA: Davacı, asıl davada kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının, birleşen davada ise; fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. İş Kanununa tabi genel müdür olarak çalışanların aynı zamanda yönetim kurulu üyesi olmaları halinde kişi-organ statüsünü taşıyıp taşımadıklarının araştırılması gerekir. Genel müdürün organ sıfatını kazanmaksızın yönetim kurulu üyesi olması halinde, “genel müdürlük görevi” sebebiyle iş ilişkisinin devam ettiği sonucuna varılmalıdır. Buna karşın şirketi temsil ve ilzama yetkili kişi-organ sıfatı kazanılmışsa, işçi ve işveren sıfatı aynı kişide birleşemeyeceğinden iş ilişkisinin bulunmadığı kabul edilmelidir. 5521 sayılı İş Mahkemeler i Kanununun 1 inci maddesine gör e, iş mahkemeler inin gör evi “İş Kanununa gör e işçi sayılan kimseler le işver en veya işver en vekiller i ar asında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her tür lü hak iddialar ından doğan hukuk uyuşmazlıklar ının çözülmesi”dir . İşçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir. Somut uyuşmazlıkda; mahkemece taraflar arasında hizmet akdine dayalı işçi işveren ilişkisinin bulunmadığı hususunun tespiti yerindedir. Ancak mahkemece bu durumda görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

  1. F) SONUÇ:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan

temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.