İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku

İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU

Kamuda Taşeron İşçilerinin Kadro Durumu

 

Taşeron kavramı son zamanlarda daha bir değer kazanmaya başladı. Ülkemizde yüzbinlerce insanı ilgilendiren bir düzenleme 696 sayılı KHK ile yapıldı. Bu düzenleme ile yaklaşık dokuz yüz bin kişinin taşeron işçi statüsünden sürekli işçi statüsüne geçişini sağlayacak kadroya geçiş süreci için doksan (90) gün kararlaştırılmıştır.

 

Hangi idareler kapsama alındı diye sorulacak olursa şu idareleri sayabiliriz;

 

5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİT Müsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kürleri kuruluşlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatları, il özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarına ait şirketler kapsama alınmıştır.

 

Hangi hizmet işleri kapsama alınmadı dersek de şunları söyleyebiliriz;

 

Danışmanlık hizmetleri, hastane bilgi yönetim sistemi hizmetleri ve çağrı merkezi hizmetleri personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilmeyecektir. Kapsama Alınmayan Hizmet İşleri a) Personel çalıştırılmasına dayalı olmayan tüm hizmetler (öğün üzerinden yemek, şoförlü araç kiralama vb.) b) Danışmanlık hizmetleri c) HBYS hastane bilgi yönetim sistemi hizmetleri d) Çağrı merkezi hizmetleri.

 

Düzenlemeyle ilgili bilgilere devam edelim. Kadroya geçmek için aranan şartlar şunlardır:

 

  1. a) İlgili kurumlarda, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım işinde 04/12/2017 tarihi itibariyle (sonraki bir tarihte ayrılmış olsa da) çalışıyor olmak. Bunun tespitinde SGK kayıtları esas alınacaktır. Ayrıca 04/12/2017 tarihinde askerde olanlar, doğum izninde olanlar veya kurul raporuyla hastalığı nedeniyle sözleşmesi askıda olanlar “çalışıyor” kabul edilecektir.
  2. b) 657 sayılı Kanunda memur olmak için istenen bazı şartları taşımak

 T.C. vatandaşı olmak

 Kamu haklarından mahrum bulunmamak,

 Anayasal düzene karşı suçlar ve yüz kızartıcı suçlardan mahkum olmamak

 Akli dengesi yerinde olmak

 Askerlikle ilgisi bulunmamak

 Güvenlik soruşturması yapılmış olmak

  1. c) Emekli durumda olmamak (emekli aylığına hak kazanmamış olmak)
  2. d) Varsa kadrolu işçi olmak için açtığı davalardan (altişveren muvazaa) feragat etmek
  3. e) Geçmiş çalışmalarına yönelik hak ve alacak talebinde bulunmayacağını beyan etmek
  4. f) 02/01/2018 tarihinden itibaren 10 gün içinde yazılı başvuru yapmak
  5. g) Yazılı ve/veya sözlü ya da uygulamalı sınavda başarılı olmak

Yukarıda yer verdiğimiz gelişmeye ilişkin olarak birlikte taşeron kavramına gözatalım. OECD’nin tanımına göre taşeron, belirli bir üretim döngüsü dahilinde yer alan ürün dizaynı, işleme veya üretim, inşaat, bakım çalışması ve hizmetlerinin biri veya birkaçı için başka bir işletme ile sözleşme imzalayan bir işletmeyi ifade etmektedir. Bu çerçevede, işletmeler küçülmek ve daha etkin hale gelmek için asli işleri dışındaki işlerin bazılarını taşerona vermektedir.

İş Kanunu’ndaki tanım ise şu şekildedir;

 

Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.”

 

İş Kanunu 2.madde 6.fıkrada taşeronun yani teknik anlamda ifade edecek olursak alt işverenin tanımı yapılmıştır. Bu hükme göre asıl işveren-alt işveren ilişkisinde alt işverene verilebilecek işler nitelik olarak hükümde açıklanmıştır;

– Mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işler

– İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler

 

Diğer yandan özel sektörde oldukça yaygınlaşan alt işveren –asıl işveren ilişkisi piyasada az ücretle işçi çalıştırmanın bir yöntemi olmuş durumdadır. Toplumda oldukça fazlalaşan uygulama kamu kurumlarına da sirayet etmiştir. Bu sosyolojik tabloda bu düzenlemenin oldukça isabetli olacağını düşünüyorum. İş hukuku ilişkilerinde işçi zayıf durumda olduğu için devlet tarafından korunmaya muhtaçtır. Bu sebeple iş hukukundaki ilkelerden birisi de işçi lehine yorum ilkesidir.

 

Türkiye’nin mevcut konjonktüründe 4857 sayılı iş kanunu düzenlenmeden önce alt işverenlik uygulaması iş ve sosyal güvenlik hukukunun sorunlu konuları arasında yer almaktaydı.

 

Bireysel kayıt dışı istihdamın, toplu iş hukukunda sendikasızlaştırmanın sosyal güvenlik hukukunda sigortasız çalıştırmanın yöntemleri olarak kullanılmaktaydı. Kamuda en yoğun alt işverenlik uygulamaları belediyelerde, özel güvenliklerde, sağlık sektöründe ve eğitimde yaşanmaktadır. Öyle ki bu sektörde alt işveren sayısı asıl işveren sayısını geçmiştir.