Uluslararası Yaptırımlar

Uluslararası Yaptırımlar

Devletlerin ya da Uluslararası kuruluşların herhangi bir nedenden dolayı birbirlerine ”silah dışı” kuvvetler kullanması sıkça rastlanan bir durumdur. Bunun en sık kullanım şekli de ekonomik enstrümanlar aracılığıyla yapılanıdır. Bu yapılan işleme isim vermekse oldukça güç; yaptırım, daha çok müeyyide anlamına gelmektedir. Yaptırım (Sanctions) ifadesi BM Antlaşması’nda da yer almamaktadır. Ancak 1. Körfez savaşı sonrasında zorlayıcı önlemler yerine yaptırım terimi kullanılmaya başlanmıştır.

1. Devletlerin Birbirlerine Uyguladıkları Yaptırımlar

Devletlerin herhangi bir nedenden dolayı birbirlerine ekonomik zorluklar yada yasaklar getirmesi geçmişte de günümüzde de sıkça rastlanan bir durumdur. Genellikle ”zararla karşılık” ya da ”reprisal” kavramlarının kullanım şekli olarak görülmektedir. Zararla karşılık, bir devlete karşı yapılan hukuk dışı eyleme bu devlet tarafından cevap verilmesidir. Bu konuya İran’da İslam devriminden sonra ABD tarafından yapılan ilk zorlayıcı ekonomik önlem örnek verilebilir. Devrik Şah Rıza Pehlevi’nin ABD’de tedaviye kabul edilmesi üzerine İranlı Üniversite öğrencileri ABD büyükelçiliğini basıp 66 calısaı rehin alması gayri hukuki bir durumdur. Bunun üzerine ABD İran devletinin gerekli önlemleri almadığı ve iyi niyetli olmadığını iddia ederek ABD’den İran’a doğru hareket etmek üzere askeri yedek parça taşıyan 300 milyon dolar değerindeki geminin hareketine izin vermemiş, Amerikan petrol şirketleri ve uzmanlarını İran’dan geri çekmesi üzerine ülkede uzman ve teçhizat sıkıntısı yaşanmıştır. Bunun üzerine ekonomisinin nerdeyse tamamı petrol ihracatına dayalı İran’ın günlük 4 milyon varil olan petrol ihracatı 1 milyona gerilemiştir. Görüldüğü üzere zararla karşılık olarak nitelenen fiillerin bazen savaş kadar etkili olabildiği görülmektedir.

a-Hukuki Boyutu

Zararla karşılık bir savaş dışı kuvvet kullanma yoludur ancak bu durumun BM Antlaşmasının 2/4’te geçen ”Tüm üyeler, uluslararası ilişkilerinde gerek herhangi bir başka devletin toprak bütünlüğüne ya da siyasal bağımsızlığına karşı, gerek Birleşmiş Milletlerin Amaçları ile bağdaşmayacak herhangi bir biçimde kuvvet kullanma tehdidine ya da kuvvet kullanılmasına başvurmaktan kaçınırlar.” hükmüne uygun olup olmadığı konusu tartışmalıdır. Kimi hukukçular burada geçen kuvvet kullanma durumun açıkça yasaklandığından hareketle yapılan tüm savaş dışı kuvvet kullanmaların hukuka aykırı olduğunu iddia etmektedir. Savaş dışı kuvvet kullanma durumunun hukuka uygun olduğunu düşünenler ise maddede geçen ”toprak bütünlüğü ve siyasal bağımsızlık” ifadelerini dikkate alarak uygulanacak kuvvetin bu nitelikleri yok saymıyorsa kullanımının hukuka uygun olduğunu düşünürler. Yine savaş dışı kuvvet kullanımının hukuka uygun olduğunu düşünen diğer görüş ise 51. maddeyi geniş yorumlamasıyla savaş dışı kuvvet kullanımını bir meşru savunma olarak görür.

b-Ambargo

Savaş dışı kuvvet kullanma yollarından biri de ambargodur. Geçmişte daha çok gemilerin karasu ya da limanlardan çıkmasına izin verilmemesi anlamında kullanılan ambargo günümüzde daha çok bir ülkeye yapılan ihracatın engellenmesi yada kısıtlanması olarak kullanılmaktadır. Özellikle silah, ilaç ve gıda ürünlerinin ihracatının yasaklanması en yaygın ambargo şeklidir. Kimi zaman devletler ambargo uygulamak için yasama organlarından yasa çıkarırlar. Bu konuya ABD yasama organının İran ve Libya’da yatırımda bulunan şirket ve kişilerin cezalandırılmasını öngören İran-Libya Yaptırım Yasası (ILSA) örnek verilebilir.

ABD hazine bakanlığına bağlı OFAC kara para aklama, uyuşturucu ticareti ve terörizmle mücadele kapsamında ülke ve kişilere ekonomik yaptırımlar uygulamaktadır. Türkçesi Yabancı Kaynakları Denetleme Ofisi olan OFAC’ın Aldığı kararların yargısal denetimi neredeyse imkânsızdır. Yaptıkları bir iç hukuk meselesi olarak görüldüğü için uluslararası arenada ofis aleyhine gidilecek mahkeme bulunmamaktadır. ABD’nin yaptırımlarını yöneten ofis, yaptırımlar konusunda dünyada en etkin kurumdur.

2-BM Yaptırımları

Birleşmiş Milletler Güvenlik konseyi (BMGK) BM Antlaşmasının 7. bölümünün 41. maddesi olan ”Güvenlik Konseyi, kararlarını yürütmek için silahlı kuvvet kullanımını içermeyen ne gibi önlemler alınması gerektiğini kararlaştırabilir ve Birleşmiş Milletler üyelerini bu önlemleri uygulamaya çağırabilir. Bu önlemler, ekonomik ilişkilerin ve demiryolu, deniz, hava, posta, telgraf, radyo ve diğer iletişim ve ulaştırma araçlarının tümüyle ya da bir bölümüyle kesintiye uğratılmasını, diplomatik ilişkilerin kesilmesini içerebilir” hareketle kendisine verilmiş olan yetkiyi kullanır. Burada uygulanan yaptırımların temel hedefi 39. maddede belirtilmiştir. 39. maddeye göre Güvenlik konseyi ”barışın bozulduğunu ya da bir saldırı eylemi saptar ise uluslararası barış ve güvenliğin korunması için önlemler alır” denmiştir.

BMGK’nın karar alma mekanizması şöyle işlemektedir; beş daimi toplam on beş üyeden oluşan güvenlik konseyinden bir karar çıkması için dokuz evet oyu çıkması ve daimi üyelerden hiç birinin red oyu (veto) kullanmaması gerekir. Soğuk savaş süresince sadece iki ülkeye yaptırım kararı alan Konsey Sovyetlerin yerine geçen Rusya’nın Sovyetlere göre daha yumuşak politikalar izlemesi sonucunda BMGK daha aktif hale gelmiş 1990 yılından gunumuze on dört ülkeye yaptırım uygulamıştır.

a-Yaptırım şekilleri

BMGK’nın bugune kadar aldığı yaptırım kararlarını ülkelerin geneline uygulanan (global sanctions) ve belirli kişilere (targeted sanctions) uygulanan olarak ikiye ayırabiliriz. Ülkenin geneline uygulanan yaptırımlarda çoğunlukla ülkeye ürün giriş çıkışı tamamen engellenir. Bu yöntem bugune kadar Yugoslavya, Haiti, Güney Rodezya ve Irak ülkelerine uygulanmıştır. Sorumlu kişilerden çok halkı cezalandıran bu yöntem ülke halklarının ciddi sıkıntılar yaşamasına neden olmuştur. Irak’ta uygulanan ambargo sırasında ülkede korkunç bir enflasyon yaşanmış ilaç, un, şeker gibi hayati önemdeki ürünler dahi bulunamaz olmuştur.

Diğer yaptırım şekli olan belli kişilere uygulanan yaptırımlar ise en azından kitlelerin değil şahısların cezalandırıldığı bir yöntemdir. Devletlerin diğer devletlerdeki mal varlıkları ve ticari faaliyetlerine darbe vurmaktansa daha özele inip sorumlu bireylere yaptırım uygulanmaktadır. Bugüne kadar Angola(UNİTA),Afganistan, Lübnan, Liberya, Sudan ve İran ülkeleri hakkında verilen yaptırım kararları re’sen kişi yada kuruluşlara uygulanmış, gerçek yada tüzel kişilerin banka hesapları dondurmak, ticari faaliyetlerinde zorluk çıkarmak, hatta ilgili fonların hareketlerini takibe alıp gerekirse onları da bloke etmek gibi yöntemler kullanılmıştır.

b-BMGK Yaptırım kararlarının yargısal denetimi

BM antlaşmasına göre konseyin kararları için herhangi bir yargısal denetim ön görülmemiştir. Birleşmiş Milletler Adalet Divanı da konseyin kararlarıyla ilgili olan davalarda yetkili olmadığını belirtmiştir. BM Adalet Divanı, Konsey talep ettiği takdirde Konseye danışma görüşünü sunmuştur. Divanın kararlara ilişkin danışma görüşü belirtmesi için Konseyin bunu talep etmesi gerekmektedir.

BM Adalet Divanı dışında, ülkelerin yüksek mahkemelerinin ve Avrupa Toplulukları Adalet Divanın, BMGK tarafından verilen kararların bir kısmını uygulanmaması yönünde karar aldığı görülmüştür. Nitekim Yasin el-Kadı olayı buna örnek verilebilir. Konsey, 1333 sayılı kararında, Yasin el-Kadı dahil birçok kişi ve kurumun el-Kaide bağlantılı oldukları gerekçesiyle mal varlıklarının dondurulmasına karar vermiştir. Ancak Yasin el-Kadı kendisi hakkında alınan karara itiraz etmiş yerel mahkemelerden sonra Avrupa Toplulukları Adalet Divanına başvurmuştur. Bunun sonucunda divan Kadı aleyhine uygulanacak AT düzenlemelerini iptal etmiştir.

Uluslararası platformda ülkeler birbirleriyle savaşmayacakları noktada ekonomik enstrümanları kullanarak birbirlerini zorlamaya çalışmaktadırlar. Bunların kimisi gerçekten uluslarası hukuka uygunken kimisi de güçlü devletin istediğini elde etmesi için uyguladığı bir ihkak-ı hak olabiliyor. Günümüzde bu savaş dışı zorlama yöntemleri bazı durumlarda ülke halklarını savaşa girmişçesine zorlayabiliyor (İran ve Irak örneği). Umalım ki dünyada hiç bir halk işlemediği bir suç için cezalandırılmaz.

 

KAYNAKÇA

Kaya Kartal–Uluslararası Hukuk Açısından Ambargo
Mehmet Emin Çağıran–Hukuki ve Siyasi Yönleriyle Güvenlik Konseyi’nin İran Ambargosu
seagate.com Ambargo–Altındaki Ülke Bilgisi
Prof.Dr. Uluslarası–Anlaşmazlıklarda Ekonomik Yaptırımların Yeri ve Almanya krizi
Amerikanınsesi.com–Ambargo Kararı Nasıl Alınır
Enis Şenerdem–ABD’nin yaptırım kararı: Hangi ülkelere ne uyguluyor, ekonomiler nasıl etkileniyor?
Araştırma Görevlisi Yusuf Eren–Uluslararası Hukukta Savaşa Varmayan Kuvvet Kullanma Yolları
Berat Lale AKKUTAY– Birleşmiş Milletler Antlaşması Çerçevesinde Ekonomik Yaptırımların Hukuki Niteliği ve Yargısal Denetimi
MUSTAFA K. ERDEMOL–Uluslararası yaptırımlar: Egemen ülkenin zayıf ülkeye sopası
Timeturk.com İran’a uygulanan ambargonun tarihçesi
tbmm.gov.tr–Birleşmiş Milletler Antlaşması
procompliance.net
ofaclawyer.net
treasury.gov