Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun İş Kazalarına İlişkin “Destekten Yoksun Kalma Tazminatı” ile İlgili Kararı

Nalan GÖKDAĞ / Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun İş Kazalarına İlişkin “Destekten Yoksun Kalma

Tazminatı” ile İlgili Kararı

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, haksız fiil sonucu veya iş kazası sonucu ölen
kişilerin anne babalarının “destekten yoksun kalma tazminatı” alıp alamayacağına ilişkin Yargıtay
21.Hukuk Dairesi kararları ile Yargıtay 4.Hukuk Dairesi, 11.Hukuk Dairesi, 19.Hukuk Dairesi ve Hukuk
Genel Kurulu arasındaki görüş ayrılıklarının çözümlenmesine ilişkin içtihatların birleştirilmesi yoluna
gitti.
İlgili kararda, destekten yoksun kalma tazminatının, ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin
muhtaç duruma düşmesini önlemek, yaşamının çocuğunun ölümünden önceki düzeyinde tutulması
amacına yönelik sosyal karakterde ve kendine özgü bir tazminat biçimi olduğu vurgulanmıştır. SGK
tarafından anne-babaya bağlanacak ölüm geliri ile destekten yoksun kalma tazminatının birbirinden farklı
kavramlar olduğu belirtilmiş, anne-babaya ölüm geliri bağlanmamış olması anne-babanın çocuklarının
bakımına ihtiyacının bulunmadığı sonucunu doğurmayacağı söylenmiştir. Kararda, anne babanın geliri
bulunmasının öneminin olmadığı tazminat talebi için zaruri ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale
gelmesinin gerekli olmadığı, sosyal hayat seviyesinin gerilemesinin yeterli görülmesi gerektiği
kaydedilmiştir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, E. 2016/5- K. 2018/6
Hasta Olunmadığı Halde Sürekli Rapor Getirerek İşe Kasten Devamsızlıkta Bulunma
ÖZET: Davacının İş Sözleşmesinin Muhtelif Sağlık Birimlerinden Hasta Olunmadığı Halde Raporlar
Getirerek İşe Kasten Devamsızlıkta Bulunma Gerekçesi ile Feshedildiği/Davacının Sık Sık Rapor Alma
Şeklindeki Davranışının İş Akışını Bozacağı Açık Olup İşverenin Buna Katlanmasının
Beklenemeyeceği/Davacının İş Sözleşmesinin Feshinin Haklı Nedene Dayanmadığı Ancak Sık Sık
Rahatsızlanarak Rapor Alan Davacının Davranışının Fesih İçin Geçerli Sebep Oluşturduğu/Davanın
Reddi Gerektiği
DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde 02/04/2012-28/07/2016 tarihleri arasında yükleme
işçisi olarak çalıştığını, davacının iş akdinin haksız ve geçersiz olarak hasta olmadığı halde raporlar
getirip kasten devamsızlık yaptığı gerekçesiyle İş Kanunu’nun 25/II maddesi gereğince feshedildiğini
iddia ederek, feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Dava, feshin geçersizliği ile işe iade ve yasal sonuçlarına hükmedilmesi istemine ilişkindir. Uyuşmazlıkta,
davacının iş sözleşmesi, muhtelif sağlık birimlerinden hasta olunmadığı halde raporlar getirerek, işe
kasten devamsızlıkta bulunma gerekçesi ile feshedilmiştir. Davalı işverenlikte yükleme işçisi olarak
çalışan davacı işçinin çalışma süresi boyunca sık sık rapor aldığı görülmüştür.
SONUÇ: Davacının haklı neden niteliğinde olmayan ancak sık sık rapor alma şeklindeki davranışının iş
akışını bozacağı açık olup, işverenin buna katlanması beklenemez. Davacının iş sözleşmesinin feshinin
haklı nedene dayanmadığı, ancak sık sık rahatsızlanarak rapor alan davacının davranışının fesih için
geçerli sebep oluşturduğu kabul edilmelidir. Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının
bozularak ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Yargıtay 9.HD., E. 2018/1756, K. 2018/19995, T. 8.11.2018