Bilişim ve Teknoloji Hukuku Aralık Ayı Bülteni

İNTERNET ÜZERİNDEN YAPILAN ALIŞVERİŞLERDE CAYMA HAKKININ BAŞLANGIÇ ANI

 Günümüzde teknoloji hızla gelişmektedir. Bu gelişimle birlikte günlük yaşamda yenilikler ve değişimler ortaya çıkmaktadır. Bunlardan biri ise, internet aracılığıyla yapılan satışlardır. 

Yeniliklerle birlikte yeni sorunlar ve çözümler oluşmaktadır. Haklar ve sorumluluklar doğurduğu düşünülen yeniliklerde ise hukuk düzenlemelerine ihtiyaç duyulmaktadır. Teknoloji sayesinde yaşamımıza dahil olan internet üzerinden yapılan satışlar, Türk Hukukunda 6502 sayılı Tüketici Yasasının 48. maddesinde düzenlenen mesafeli satış sözleşmeleri kapsamındadır. Bu bağlamda internet üzerinden yaptığımız alışverişlerde kullanacağımız cayma hakkını bu madde kapsamında düşünmemiz gerekir. Mesafeli sözleşmelerde cayma hakkı konusunda Yargıtay Onüçüncü Hukuk Dairesi tarafından verilen 2015/25017 esas, 2018/556 karar sayılı hüküm bize oldukça net bir belirleme sunmaktadır. 

Söz konusu olayda davacı eldeki davası ile, internet üzerinden yaptığı tatil paketi satın alınmasına ilişkin sözleşmenin feshi ile ödediği bedelin iadesi isteminde bulunmuştur. Davalı, süresinde cayma hakkının kullanılmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Tüketici mahkemesi cayma hakkının hizmetten yararlanma ile başlayacağını kabul ederek davanın kabulüne karar vermiştir. Burada uyuşmazlık cayma hakkının ne zaman kullanılabileceği noktasında toplanmaktadır. 6502 sayılı Tüketici Yasasının 48. maddesi mesafeli satış sözleşmelerini düzenlemektedir. Bu maddenin 4. fıkrasının ilk cümlesi tüketiciye, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkı vermektedir. Yine 29188 sayılı mesafeli sözleşmeler yönetmeliğinin 9. maddesinin 2. fıkrasında; “Cayma hakkı süresi, hizmet ifasına ilişkin sözleşmelerde sözleşmenin kurulduğu gün, mal teslimine ilişkin sözleşmelerde ise, tüketicinin veya tüketici tarafından belirlenen üçüncü kişinin teslim aldığı gün başlar…” hükmü düzenlenmiştir. Burada hizmet sözleşmesinin hukukumuzdaki tanımına bakmak için TBK M.393/1’i incelersek:” Hizmet sözleşmesi işçinin işverene bağımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” denmektedir.

 Yargıtay Onüçüncü Hukuk Dairesi somut olayda gerek ilgili yasanın 48/4 maddesi gerekse ilgili yönetmeliğin 9/2 maddesi gereğince davacının cayma hakkının sözleşme tarihinden itibaren 14 gün içerisinde kullanılması gerektiğini ancak davacının yasal süre içinde cayma hakkına başvurmadığına bu nedenle davanın reddi gerektiğine kanaat getirmiştir. Sonuç olarak söz konusu kararla birlikte 6502 sayılı Tüketici Yasasının 48. maddesi ve özellikle mesafeli satış yönetmeliğinin 9. maddesinin 2. fıkrası bize mesafeli satışlarda cayma hakkının başlangıç anı konusunda net bir ışık sunmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir